Gezi

İstanbul’da Bir Gün #3

3 Kasım 2017

Sanıyorum ki Türk dizilerinden olan Cennet Mahallesini bilmeyeniniz yoktur..  Sizi bu yazımda Yunus’un ve Pembe’nin evine Cennet Mahallesinin o güzel atmosferine götürmeye niyetliyim.. ÇÜNKÜ OLDUKÇA ETKİLENDİM O ORTAMIN AMBİYANSINDAN..

Bugün Balat’tayız! Açık arttırmalarından tutun da eski evleri, samimi insanları ve vintage kafeleri, mağazalarıyla İstanbul’da muhakkak görülmesi, gezilmesi hatta bir günün oraya verilmesi gereken yerlerden!! Bizde tamamen böyle yaptık. Bir günümüzü verdik buraya!

Ben Balat’ta rastgele girdiğimiz ilk sokaktan itibaren her detaya hayran kaldım desem yalan olmaz. Eski yapılara olan hayranlığımı o günlerde beni instagramdan takip eden kişiler kesinlikle görmüştür nokta net!

En çok garipsediğim de sanırım çamaşır asma gelenekleri. Evet gelenek diyorum buna çünkü dizilere filmlere konu olmuş bir konu..

Hayranlığım ve ben isimle çalışmam da tam olarak sağda..

 

 

Tabii sadece bu tarz değil çamaşır asma stilleri Çok belli olmamakla birlikte bir diğer yöntem de solda!! 🙂  Asıl filmlere dizilere konu olan kısmı da aslında bu şekilde asmaları!

 

 

Balat sokaklarında dolanmaya devam ederken görüğümüz şirin mi şirin bir başka şeyse kesinlikle bu kedicik ve bulunduğu yerdi kuşkusuz.. Yanındaki şapkayı kedinin kafasına takıp fotoğraf çekmeye çalışan sanatçılar mı ararsınız onlar da oradaydı!! Tabii bende bir kare yakaladım hemen! Bu güzel kare için dükkan sahibi, kedi ve ortam ambiyansına sonsuz sevgilerimi ve saygılarımı iletirken fotoğrafı hemen buraya bırakıyorum!!

Biliyorum merakınız Yunusun evinden yana bende lafı daha fazla uzatmadan oraya geliyorum.. İşte balata bir çok kişinin ziyarete gelme sebeplerinden olan anısı büyük olan güzel ev.. Bu evde hala daha yaşayanlar var yani öyle boş değil ve içerisini de gezme şansımız sanıyorum ki yok.. Ama insan dışarıdan bile etkisi altına giriyor..

Biliyorum bu fotoğraflarda tamamiyle mükemmel olan fotoğrafçılığımı konuşturmuşum(!) Bu yüzden sizlerden ve kanayan gözlerinizden özür diliyorum.. !!

🙁

Gezinmeye devam ederken çok güzel bir sosyal sorumluluğu yerine getiren oldukça küçük ancak işlev konusunda da gözleri dolduracak bir dükkana rastladık. Burada toplanan kitaplar vb. her şey ihtiyacı olan çocuklara ücretsiz olarak verilmekteymiş.. Bu güzel sosyal sorumluluk ise bu küçük dükkanda oldukça samimi ve sıcak bir şekilde yerine getirilmekte!!

Yazımın sonuna gelirken sizlere bu tatlış kafeyi de göstermeden geçemeyeceğim ..

 

 

 

Malesef ki açık arttırmalardan birine ya da vintage olan cafelerden birine oturma şansımız olmadı ancak bir dahaki uğrayışımız tamamiyle bunlar için olacağının garantisini veriyorum kendime, çünkü o ortamları da görmek istiyorum..

Bir sonraki İstanbul yazımda görüşmek dileklerimle şimdilik hoşçakalın! Ayrıca görüşleriniz ve eleştirilerinizi de yorum kısmında bekliyor olacağım.

Vee diğer İstanbul yazıları için;

İstanbul’da Bir Gün #1

İstanbul’da Bir Gün #2

İnstagram Hesabım için ise tık tık..

03.11.2017

MrvsDaily.

Only registered users can comment.

  1. 6 sene öncesine kadar senin ve birçok insanın gezi yeri olarak gördüğü sokaklarda yaşıyordum. O zaman bulunduğum yerin tarihi ve önemi hakkında hiçbir fikrim yoktu, bunun önemini yeni yeni kavradım. Mesela 6 sene öncesi açık artırma, nostaljik kafeler, antika dükkanları gibi yerler yoktu. Geçenlerde uğradığım zaman böyle yerleri görünce çok şaşırmıştım. Zaman geçtikçe Balat gibi tarihi semtlerin önemi yeni yeni ortaya çıkıyor sanırım.

    Çamaşır asma geleneği önceden binadan binayaydı. Aynı ipi 25-30 metre ötendeki komşun da kullanırdı sen de. Sanırım artık insanlar böyle çamaşır asmıyor.

    Meşhur Merdivenli Yokuş vardı. Orayı da görmeliydin. Rengarenk eski binaların sıralı halde bulunması birçok fotoğrafçı için poz niteliğinde olan bir yokuş.

    1. Merhaba, böyle uzun uzun yorum yazdığın için öncelikle teşekkür ederim..
      Tarihi mekanlara olan ilgi bir kısım tarafından her zaman var bence ama önemli olan tarihi mekanlara ilgisi olmayanları bu konuya özendirmek bence. Ne şanslısın ki böyle bir yerde yaşamışsın çok sıcak samimi bir ortamdı.. O yokuşu sanıyorum maalesef ki görmedim bir daha ki gidişimde aklımda bulunacak! 🙂

      1. Merhabalar, sadece yazınla ilgili içimden geçenleri yazdım. Evet şanslıymışım fakat bunun farkına yıllar sonra varıyorum. Benim için birçok gizemli yer var mesela. Şimdiki aklım olsa mutlaka bir yolunu bulur görmeye çalışırdım.

        Aslında o yokuş Cennet Mahallesi’ne çok da uzak bir yer değil. Yürümeyle 5 dakikanı alır. Bir dahaki sefere gör derim.

  2. Balat’ı ilk olarak bir düğün fotoğrafçısının fotoğraflarında görmüştüm. Neresi burası derken Balat olduğunu öğrendim. Rengarenkliği ve dediğin gibi çamaşır asma gelenekleri bambaşka boyuta taşımış Balat’ı. Çok merak ediyorum, bir gün bende ziyaret edebilirim inşAllah 💕

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir