Genel

Tasarlanmış Bebekler mi?

9 Temmuz 2019

Tasarlanmış bebek dediğim zaman aklınızda ilk ne canlandı? Ben cevap vereyim duyduğum ilk an, oyuncak ya da gerçeğe çok benzer süs bebekler falan.. Ancak insanoğlunun sınırlarının olmadığını ve her geçen gün başka türlü bir çok şeyin ortaya çıkarılması ve bu şeylerin gelişmeyi de asla durdurmadığını bir kez daha tasarlanmış bebeklerle gördüm. Nedir bu tasarlanmış bebekler? İnsanoğlu geçmişten günümüze DNA üzerinde oldukça kafa yormuş ve gözardı edilemeyecek mesafeler katetmiştir. Yani anlayacağınız aslında DNA üzerinde yapılan değişimler çok yeni çalışmalar sayılmaz. Ancak en başta dediğim gibi, bulunan farklı çalışmalar bulunduğu halde kalmıyor ya yeni buluşlara vesile oluyor ya da gelişimlerini devam ettiriyorlar. Gelin sizinle işin biraz tarihine gidelim..

1980’lerde iyileştirme yapmak amacıyla çalışmalara başlanmış DNA üzerinde. Yapılan ilk denemelerin olumsuz sonuçlar vermesi bilim insanlarını yıldırmamış ve 1990’larda kalp rahatsızlıkları ya da yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları bu yöntemi kullanarak tedavi etmişler. Tedavi etmişler dediğime bakmayın bu tedavi yöntemleri üzerinde de günümüzde bile hala çalışmalar devam ediyor. DNA üzerinde yapılan bu değiştirme işlemlerini bazı genlerin değiştirilerek daha yüksek performanslı hale getirilmesi takip etmiş. Bu çalışmaysa iki fare üzerinde yapılmış. Bir fare DNA’sı değiştirilmeden bir diğeri ise değiştirilerek daha hızlı koşmaya uygun hale getirilmiş. Ve sonuç ne mi? DNA’sı değiştirilen fare saatlerce, kilometrelerce durmadan koşmuş. Evet insanoğlu bunu da yapmış. Ve yazımın burasında biraz kendi düşüncelerime yer vermek istiyorum. Aslında bilimi oldukça çok severim, kendimde akademik alanda bilimle uğraşan biriyim ve bu yüzden yapılan çalışmaları mantık dışı olmadıkça desteklerim ancak insanoğlunun bir sınırı yok ve bu sınırın olmayışı bazen beni korkutmuyor da değil. Umuyorum ki yapılan ve yapılacak olan bütün bilimsel çalışmalar doğanın dengesini bozmayacak şekilde ilerletilir.. Devam ediyorum. Şimdi ise işin bombasına geliyorum. Bu anlattığım DNA çalışmaları sadece DNA değişimi yapılan canlıyı etkiliyordu. Bir sonraki anlatacaklarım ise üreme hücreleri üzerinde yapılan gen değişimleri. Bu ne demek? diye sorarsanız da, bu yapılan değişim, değişimi yapılan canlının çocuğunda hatta onun çocuğunda da etkili olacak gen değişimleri. Bu gen değişimi çalışmaları 25 kadar ülkede YASAK! Yasak olmayan ülkeler Çin ve Amerika. 2018 yılında Çin’de bir doktor embriyo üzerinde gen değişimi yapmış. LULU ve LALA. Yapılan çalışmanın sadece HIV virüsüne karşı direnç geliştirmeye yönelik olduğu söyleniyor ve hayatları boyunca AIDS olmayacakları iddia ediliyor. Bu çalışmalar uzaktan akla yatkın gelse de aslında ne sonuç doğuracağı hiç bilinmeyen yeni bir çalışma dolayısıla beni tedirgin etmiyor değil.. Bu yolculuğun bir sonraki durağınınsa doğmamış bir embriyonun DNA’sı üzerinde onun güzel mi çirkin mi olacağını ya da göz renginin ne olacağı, teninin rengini belirlemek olduğu öngörülüyor.. Yani değişimler gelişmeye devam ediyor ve edecek. Gelecek beni her zaman biraz daha korkutmuyor değil ancak yorum sizin..

Bu yazıya ilham olan Barış Özcan videolarından birini buraya bırakıyorum, dilerseniz yazdıklarımla alakalı daha geniş ve detaylı bilgilere bu videodan ulaşabilirsiniz. Sizin bu konu hakkındaki düşüncelerinizi de yorumalarda bekliyorum!

MerveATİK

MrvsDaily

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir