Dönemsel Şeyler | Genel

Göreceli Kavram Güzellik

5 Ocak 2020

Güzellik sahiden göreceli midir? Sorusuna vereceğim net ve tek cevap kesinlikle EVET ! Tarihten günümüzeyse deli dehşet yöntemlerle biz kadınlar güzelleşmek uğruna savaşlar vermişiz ve vermeye de devam ediyoruz. Farkında mısınız bilmiyorum ama, çevrenize şöyle bir baktığınız zaman tek düze insanlar yok mu? Benim çevremde oldukça fazla. Artık durum öyle bir hal aldı ki aksi birini gördüğümüz zaman da tepki verir olduk. Düz saç güzel ya da uzun boylu olmalıyım kısa olmak beni çirkin yapıyor. Saçlarım sarı olmalı o zaman hemen boyatmalıyım, kaşlarım çok az hemen kaş yaptırayım.. Bu ve benzeri düşünceleri uzatabilirim ama sizi de sıkmamak adına(zaten bildiğiniz şeyler olduğunu düşünüyorum) kısa kesiyorum. Bana sorarsanız güzellik kendinizi en iyi ne şekilde hissediyorsanız ya da en rahat nasılsanız o, ötesi değil! Yazımdan yanlış anlayıp sen de makyaj yapıyorsun gibi yorumlarda bulunmayın, demek istediğim güzelleşmek için makyaj yapmak değil ondan da öte, bir şeyleri kalıcı değiştirmek. Biliyorum biraz karışık anlattım ama yazımın devamında daha iyi anlatacağımı umuyorum. Eski çağlarda ve kimisi de hala devam eden o kadar saçma(bana göre saçma tabii) ve garip(yine bana göre garip) güzellik yöntemleri var ki denk geldiğimde dehşete düştüğüm yöntemlerin olduğunu farkettim. Bu yazıyı yazmamda ki asıl sebepte bütün bunlara ne gerek var? diyebilmek ve içinizden birinin dahi olsa düşüncesini etkileyebilmek. Şimdi dehşete düştüğüm bir kaç güzellik yöntemini paylaşacağım daha fazlasını okumak görmek ve bilmek istiyorsanız eğer buraya bir link bırakıyorum bakabilirsiniz.

1) ayak bağlamak.. Sanırım daha önce hiç böyle bir şey duymamıştım. Çin’de 13. yy’da küçük ayak daha güzel görünüyor düşüncesiyle başlatılmış ve böyle devam etmiş garip yöntem. Bir başka sebebi ise evlenmek için gerekli bir şart oluşuymuş(araştırmalarımın yalancısıyım..) Açıkcası bana sorarsanız çok da güzel durduğu söylenemez. Ya da daha çekici ya da göze daha hoş gelen bir durum da yok..  

2)Yine çinde soylu ve zengin ailelerin kadınları aşırı uzun tırnaklar takarlarmış. Ve bu onların hiç bir işi kendilerinin yapmasına gerek kalmadığının bir göstergesiymiş. Oysa şu an durum hiç de öyle değil. Günümüzde bir çok kadın takma ya da jel tırnak kullanıyor ve o tırnaklarla kendi işlerini yine kendileri halledebiliyorlar. Eee tabi güzellik zorlu, rahat güzellik yok bu devirde..

3) Orta çağda kadınların güzelliği konusunda bu sefer kaşlara takılmış. Kadınların kaşları tamamen kesiliyormuş. Günümüzdeyse kaş yaptırmak için insanlar ne paralar döküyorlar.. Durum böyle olunca üzülüyorum kadınların haline sizde de bi huzursuzluk olmuyor mu ? Kendimizle alakalı bir şeyi bile sevmeyeceksek çekilir dert değil bana sorarsanız yaşama

 

4)Eski dönemlerde İngilizler için de beyaz tenli olmak modaymış. Ama baya beyaz hani inanır mısınız damarların görüneceği kadar beyaz. Tamam inandırıcı olmadı değil mi? Çünkü zaten inandırıcı değil. Çünkü kendileri çiziyorlarmış.. Evet yanlış duymadınız. O dönemlerde İngilizler için ağır işlerde güneş altında efor harcanmamışlığın bir göstergesiymiş bu. Eee hal böyle olunca bizim kadınlar durur mu? Durmaz. Hangimiz daha beyazız polemiği oluşmadıysa ben de bir şey bilmiyorum. Beyaz tenli olduğunun ispatını da işte derilerinin üzerine damar çizerek yapmışlar. Bir alkışı hakediyorlar bence..

 

5)Bu yazı için paylaşmak istediğim son garip güzellik yöntemi de, Karen Kabilesine ait uzun boyun için verilen bir çaba.. Günümüzde de hala devam eden bu yöntem kadınların daha uzun boyunlu olması için yapılıyor ve 4-5 yaşlarında başlanıp uzun yıllar devam ediyor. Bu arada devam ederken her 8 yılda bir halka değiştiriliyor ve bir halka daha ekleniyor. Bu yöntemde artık geleneksel olmasından dolayı kullanılsa da önceden kullanılmasına yönelik iki farklı teori var. Birincisi, uzun boyunlu olmanın daha güzel olduğu düşüncesi. İkincisi de, eski dönemlerde kaplan saldırılarının yaygınlığı ve boyun kısmını koruma isteği.(Açıkcası bu bana biraz saçma geldi çünkü şu an sadece kadınlar takıyor eğer durum öyle olsaydı erkekler de takmaya devam ederdi..) Bu konuyla alakalı detaylı bir şeyler görmek istiyorsanız da size harika bir video bırakıyorum, bu görselleri de o videodan almıştım, ayrıca videoya bayıldım mutlaka izlemelisiniz. Videoya ulaşmak için, buraya tıklayabilirsiniz.

 

 

 

Bu yazının sonuna gelirken demek istediğim birkaç şey var. Güzellik söz konusu olduğunda bir başkasına kendini beğendirme ya da dışardan birilerinden övgü alma isteği devreye giriyor bana sorarsanız. O yüzden çevremizde herkes tekdüze, herkes basma kalıp. Ben güzelliğin ne yukarıda gösterdiğim acılı yollarla ne de basma kalıp fikirlerle olacağını düşünmüyorum. Sen nerede huzurlu, mutluysan kendini ne şekilde mutlu ve güzel hissediyorsan güzellik benim için orada başlıyor. O yüzden de kimseyi saçına sakalına yaptığı makyaja göre değerlendirmemeyi tercih ediyorum. Bana sorarsanız da siz siz olun ne kendinizi ne de bir başkasını giydikleriyle ya da boyuyla kilosuyla bir güzellik sınıfına sokmayın. En başta da dediğim gibi güzellik göreceli. Bırakın sizde bir şeyi beğenmiyorlarsa beğenmesinler bu sizsiniz. Fazlasını düşünmeye gerek yok. Ve en önemlisi kendini güzel hissetmek için kendinde bir şeyleri değiştirmene de gerek yok!

Only registered users can comment.

  1. Güzel olmak istemek her daim başa belaymış !!! Ama bu tarz hareketlerin sonu yok. Ama eğer ki kendini mutlu hissediyorsan özünü bozmayan ufak değişikliklere karşı değilim 😬 ama dediğin gibi asıl güzellik ışıl ışıl mutlulukla parlayan gözler ❤️

    1. Ne güzel yorum yapmışsıııın 🙂 Kesinlikle önemli olan mutluluktan parıldayan gözlerrrr 🙂

  2. Hayatın her evresinde kadınlar cevresel faktörlerden kaynaklı hep bir savaş halinde bedenleriyle. Tamam ufak tefek rötuşlar kabul ama afaki boyutta yani bedenin dengesini bozmaya sebep olacak değişikliklere ne gerek var. Bence insan kendini olduğu gibi sevdigi zaman en güzel halini yansıtacaktır 🙂

  3. hiç bilmiyordum çoğunu. Çok fenaymış bazıları gerçekten de.. zorla güzelleşeyim derken çekilen sıkıntılar yüze yansıyıp daha çirkin yapıyordur diye düşünüyorum.. teşekkürler..

    1. Kesinlikle hak veriyorum. Rahatsız bir kıyafetin içindeyken bende de kesinlikle bu rahatsızlık hissi yüzüme yansıyor. Bu yöntemleri deneyenleri düşünemiyorum bile.. Güzel yorumun için teşekkür ederim 🙂

  4. Güzel bir yazı olmuş. Güzellik önce içten başlar, önce kendini olduğun gibi sevmelisin.

    1. Kesinlikle katılıyorum yorumuna her şey önce iç güzelliğin dışarıya yansımasıyla başlıyor 🙂 Kendini sevmek oldukça önemli.

  5. Beğenilme arzusu kolay bastırılacak bir duygu değil. Kadınların, yukarıda anlattığınız bu zor yöntemlere katlanması hep bu sebepten.
    Günümüzde de saçlarına en tuhaf şekli verip boyatanlar, dövme yaptıranlar da bir şekilde ilgi çekmenin peşinde. Toplumun ilgisine duyarsız kalabilmek çok az kimsenin yapabileceği bir şeydir.
    Not; Yazınız araştırmasıyla, sunumuyla, görselleriyle güzel bir yazı olmuş.
    Sağlıkla kalın..

    1. Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Sırf gelenek diye dayatılan ve yapmak zorunda bırakılan her şeye karşıyım ancak kendi iradesiyle yapılan güzellik uygulamalarına da çok diyecek bir lafım yok sonuçta hepimiz yapıyoruz kendimiz için bir şeyler.. Ancak burada kilit nokta kendini olduğun gibi sevebilmek ve kendinle barışık olabilmek. Tekrardan güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum 🙂

mrvsdaily için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir